28 Mayıs 2012 Pazartesi

Kocaman Bir Yanlış

Cemal Süreya... Benim için hep farklı bir yerde olan, farklı bakan bir şair olmuştur. Hep başucumda şiirleri durur. Farklı bir aşktır onunkisi. Bu kadar sevdiğimden midir nedendir bilinmez başıma onunla ilgili bir iş geldi bugünlerde. Gerçi olanlar bugünlerde olmamış, ne zamandır öyleymiş de ben bunun yeni farkına varmışım.

Cemal Süreya sevenler muhakkak onun tarzını bilirler, onun şiirini nerede görseler tanırlar ya da onun olmayanı. Hani 20 şiiri vardır, hepsinin sonu "keşke yalnız bunun için sevseydim seni" ile biter. Hepsi de birbirinden güzeldir, hepsi ayrı ayrı dokunur insana. Her neyse, şu an o şiirlerden bahsetmeyeceğim.
Ben itüsözlük yazarıyım, özellikle "ergen" dönemlerimde fazlasıyla aşk içerikli yazı yazmışımdır oraya. 2007 senesindeyse "keşke yalnız bunun için sevseydim" başlığına "uzaklara doğru bir bakışın vardı, keşke yalnız bunun için sevseydim seni" cümlesinin kafamda uyandırdıklarını ve kalbimde hissettirdiklerini yazmışım. http://www.itusozluk.com/goster.php/@1744292

"uzaklara doğru bir bakışın vardı,keşke yalnız bunun için sevseydim seni" der cemal süreya.

ben keşke senin o uzaklara bakan gözlerine vurgun olsaydım, keşke yalnız bu yüzden sevseydim seni. o zaman çok kolay olurdu seni maziye bırakıp gitmek herkes gibi, unutabilmek. ama yalnız bakışların değildi ki beni sana böylesine bağlayan. hem bu fiziksel bir aşk da değildi hiç bir zaman sana duyduğum. biliyorum, eğer öyle olsaydı aylardır yüzünü görmeden senin, yine seninle dolu böyle yaşayamazdım. unuturdum seni çoktan. hep başka bir şey vardı yüreğimi sana tutsak eden, hep ne olduğunu bilmediğim bir şey vardı. ne gözlerindi beni sana böylesine bağlayan, ne o tüm dertlerimi sıkıntımı alıp içimi güzelliklerle dolduran o ilk bahar sabahına benzer gülüşün, ne de cemalin, gül yüzün... sen hep herkesten farklı geldin bana. bilinmeyenli bir denklem oldun sen hayatımda, ne kadar uğraşsam da anlayamadım seni. ya sen? sen hiç anladın mı beni? belki de hiç anlamak istemedin... oysaki gözlerim bu suskun, bu korkak kelimelerimden daha çok şey anlatırdı sana. doğru ya sen benim gözlerimi belki de hiç sahici göremedin, fotoğraflara sığınmıştı eskimiş gülüşlerim. oysaki ben burda capcanlı karşındayım, gözlerimde sen varsın. keşke görebilseydin beni, keşke sevebilseydin beni...
beni eğer gerçekten tanırsan bilirsin bir şekilde; severim kelimeleri de korkarım çoğu kez, sahibinden saklarım vuslata ermiş, bir bütün cümle olmuş o kelimeleri. beni tanırsan biraz olsun bilirsin aslında kimsenin ne bakışına gönül veririm, ne de toprak olup gidecek olan bedenine. senin de "uzaklara doğru bir bakışın vardı, keşke yalnız bunun için sevebilseydim seni."
uzaklara bakan bakışların vardı, seviyordum bakışlarını. ama sende sevdiğim hiç yalnız bakışların olmamıştı. onca zamana rağmen hala bilmediğim ve 5 günlük aşklara inat hala sende olan yüreğimi sana bağlayan bir şeyler vardı sende. ve serde öyle çok söz vardı ki; korkak...
ben senin varlığını sevdim. en büyük yalnızlığımı sende yaşamış olmayı, göz yaşlarımı uğruna dökmüş olmayı, sana dair her şeyi... yüreğini sevdim en çok da ben,y üreğime dokunan o yüreğini.
sen belki de yalnızca sevilmeyi sevdin, bense en başından beri yalnızca seni. keşke seni değil de öyle uzak uzak bakışlarını sevebilseymişim, o zaman böyle yorgun düşmezdim. kolay olurdu bir çırpıda silip atabilmek ya da unutabilmek, yok edebilmek sana dair her şeyi. "seni sevmekten değil, kaybetmekten korkarım..." diyen şarkılar dinlemezdim bir de hiç.
uzaklara doğru bir bakışın vardı,keşke yalnız bunun için sevseydim seni..."

keşke!..

Yazdığım yazı bu. ( Tüm görünüşleriyle yazmak istedim ki yanlış olmasın. 2010 senesinde yazıyı noktalama işaretlerini düzeltmek sebebiyle editledim. Bunu da sözlük kurucularından öğrenebilirsiniz sanırım.)
Yalnız komiktir ki bir çok sitede, blogta Cemal Süreya (hatta Cemal Süreyya) imzasıyla yayınlanmış. Bu kadar sevdiğim ve saygı duyduğum bir insanın yazısı sanılması benim için elbetteki çok onur verici bir durum, fakat Cemal Süreya'nın tarzına asla uymadığından onun için aynı durum söz konusu bile olamaz. Az biraz Cemal Süreya okumuşsanız bunu bilirsiniz. O bir İkinci Yeni'cidir ve söyleyişlerinde sanat, semboller hakimdir. Oysaki bu yazı ergenlik çağlarında birinin yazdığı sanatsız, dolambaçsız duygu aktarımından başka bir şey değil. Onu tanıyanlar bunu onun yazmadığını zaten okur okumaz anlamışlardır, anlayacaklardır.

Yani diyeceğim o ki, Cemal Süreya'ya saygıdan lütfen onun gibi lanse edilmesin bu. Yakışmıyor.

Hiç okumadan, araştırmadan bir şeyleri kabul etmek hele... Keşke biraz sorgulayabilse herkes, değil mi? İşte bu yüzden böyle günlere kaldık.

Sevgilerle.

2 yorum: